PEYGAMBERİMİZ
Sevgili Okurlarım,
Allah Teâlâ ile insanlar arasında elçilik görevi yapan insanlara Peygamber, onlara inanmaya da Peygamberlere iman denir.
Allah’u Zülcelal ilk insan olan Adem (a.s)’ı ilk Peygamber olarak göndermiştir ki bütün insanlar Allah’dan haberdar olsunlar diye.
Adem (a.s)’ın oğullarından itibaren sapıtmaya başlamışlar ama Cenab’ı Hak her sapıtan kavme yeniden Peygamber göndermiştir. Çünkü Allah Teâlâ insanların cennetlik olmalarını istemektedir.
Son peygamber olarak da bütün insanlara Hz. Muhammed (s.a.v.)’i göndermiş, peygamberlerin mührü, sonuncusu olduğunu bildirmiştir. “Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve kurtarıcı olarak gönderdik” (Sebe Suresi 28) “Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya Suresi 107) buyurmuştur.
Peygamberler olmasaydı biz Allah’ı tanıyamazdık, iman esaslarını bilemezdik, ona nasıl ibadet edileceğimizi, hangi amelleri yapanların mükafat göreceğini, hangi amelleri yapanların cezalandırılacağını, ahlak kurallarını kendi kendimize bulamazdık.
Peygamberler ve peygamberimiz, onun getirdiği mucize kitap Kur’an, bize Allah’ı öğretmiştir, onun sıfatlarını bildirmiştir. Yaratan, yaşatan, yediren, içiren, öldüren, diriltecek olan, her şeyi bilen, gören, işiten, her şeyden haberdar olan ve hesaba çekecek olan bir Allah olduğunu öğretmiştir.
Ahiret gününün olduğunu, cenneti, cehennemi, dünyada yaptıklarımızdan sorumlu olduğumuzu, meleklere imanı, şeytanların ve nefsin insanın düşmanı olduğunu ve diğer iman esaslarını öğretmiştir.
Allah’ın rızasını kazanabilmek için namaz kılmamız, oruç tutmamız, zekat vermemiz, hacca gitmemiz ve haramlardan kaçınmamız gerektiğini hep o bize öğretmiştir.
Güzel ahlak kurallarını, iyilik yapmayı, anaya babaya ve büyüklere itaati, komşu hakkını, insan ve hayvan hakkını, akrabayı gözetmek gibi güzel huyları, adam öldürmenin, hırsızlık yapmanın, onun bunun malına, canına kastetmenin haram olduğunu o bize öğretmiştir.
Kur’an’ın “En güzel örnek” diye gösterdiği Hz. Muhammed’e uymak, onu sevmek, onun yolundan gitmek Müslüman olarak bizim görevimizdir.
İnsanları cahiliye devrinden kız çocuklarını diri diri toprağa gömülmekten kurtaranın, huzuru bozulmuş dünyaya huzur getirenin, tevhid inancını yeryüzüne yerleştirenin, insanlara güzel ahlakı öğretenin, o olduğunu, onun hayatını , yaşayışını, mücadelesini bilmemiz, öğrenmemiz ve her dilden bunu dünyaya öğretmemiz gerektiğinin bilincinde olmamız gerekir. Onun hayatını önce biz bilmeliyiz, sonra tüm dünyaya anlatmalıyız, bunu kendimize görev saymalıyız.
Kişi bilmediğinin düşmanıdır. Bugün Hz. Muhammed’e karikatür çizerek el ve dil uzatanların ya cehaletten veya Ebu Cehil gibi küfrü inadi yüzünden bunu yaptıklarını bilmeliyiz. Cehalettense onlara doğru yolu göstermek, küfrü inadileri sebebiyle ise, peygamberimizi daha güzel öğrenerek ve daha çok Avrupalının Müslüman olmasını sağlayarak onları öfkeleri içinde boğmak bizim görevimiz olmalıdır.
Avrupada beş yıl görev yapmış biri olarak onların bu saldırganlıklarının altında milyonlarca Avrupalının Müslüman olmasının yattığını biliyorum.
Onlara tepki göstereceğiz diye küfretmek veya protesto edeceğiz diye Müslümanların ölmesi, yaralanması, veya suçsuz gayri müslimlerin zarar görmesi dinimizin tasvip etmediği hareketlerdir. Cenab-ı Allah “Allah’tan başkasına tapanlara (ve taptıkları şeylere) küfretmeyin, sonra onlar da bilmeyerek Allah’a küfredeler” (En’am suresi 108) buyurmaktadır.
Sevgili kardeşlerim!
Bize düşen görev, o rahmet peygamberini iyi öğrenmek, onun ahlakıyla ahlaklanmak ve tüm dünyaya onu anlatmaya çalışmaktır. Bu mesajın ulaştığı insanların büyük çoğunluğunun bunu kabul edeceğine en azından ona düşman olmayacağına inanıyorum.
Gelin bu dünyanın misafiri ve yolcusu olan insanlara şu mesajı ulaştıralım.
Ey yolcular, ey yolcular
Yol Muhammed’in yoludur
Her bahçenin gülü kokmaz
Gül Muhammed’in gülüdür.
Hani eben, hani deden
Aynı yere sende giden
Hak yolunu tarif eden
Dil Muhammed’in dilidir.
Bir gün olur sende yanan
Malın mülkün olur talan
Cehennemden çekip alan
El Muhammed’in elidir.
Bu eli önce kendimiz çok iyi tutalım, tutulması için de elimizden geleni yapalım. O zaman peygamberimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v) karşı görevimizi yapmış oluruz.
Cenab-ı Haktan bütün insanlarca onun anlaşılabilmesini ve bizleri onun şefaatine nail eyleyip öbür dünyada ona komşu eylemesini niyaz ediyorum.
Saygılar sunarım.
Allah’a emanet olun.
Galip KOÇER
Kocasinan Müftüsü