AHİRETE İMAN VE İNSAN HAYATINA ETKİSİ
Sevgili Okuyucularım
İmanın altı şartından biri de ahret gününe imandır.
İsrafil isimli meleğin birinci defa Sura üflemesiyle bütün insanlar ölecek, kıyamet kopacak, ikinci defa üflemesiyle de Hz.Adem’den kıyamet kopuncaya kadar gelmiş geçmiş bütün insanlar dirilecekler. İşte bu dirilişle başlayıp sonsuz olarak devam edecek olan zamana Ahiret günü,böyle bir günün geleceğine imana da “ahiret gününe iman” denir.
Cenab-ı Hak Kuranda “ikinci defa sura üflendiğinde bir de bakarsın ki dirilmişler birbirlerine bakışıyorlar”(1) “Orada (Ahirette)ebedi olarak kalacaklardır. Allah onlardan razı,onlar da Allah’tan razı.En büyük kurtuluş budur.”(2) buyurmaktadır.
Peygamberimiz (SAV)in ahret hayatına imanı, öldükten sonra dirilmenin olduğunu anlattığı bir günde As. b.Vail ve etrafındaki müşrikler mezarlığa gitmişler çürümüş insan kemiklerini alıp, Peygamberimizin huzuruna gelmişler ve “bu çürümüş kemiklere kim can verecekmiş” demişlerdi.
Allah Teâlâ onların bu sorusuna Yasin suresinin sonundaki ayetleriyle şöyle cevap vermiştir. “İnsan görmez mi ki biz onu bir nutfeden (bir damla sudan) yarattık, bir de bakıyorsun ki (bize)apaçık düşman kesilmiş. Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve “şu çürümüş kemiklere kim can verecekmiş” diyor. De ki; Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek. Çünkü o,her türlü yaratmayı gayet iyi bilendir.(3)
Muhterem Kardeşlerim
Allah (CC) insanları dünyaya getirdi, hayat verdi, ölümü yarattı, hayatı yarattı ki, insanları imtihan etsin, iman edenle etmeyen, ibadet edenle etmeyen ortaya çıksın.Kuran’da Cenab-ı Hak “O(Allah) ki hanginiz daha güzel amel işliyor diye imtihan için ölümü ve hayatı yaratmıştır.”(4)buyurmaktadır.
Allah Teâlâ ahiret hayatı için insanları dirilttiğinde bu dünyadaki yaptıklarından hesaba çekecektir. Peygamber Efendimiz (SAV) şöyle buyurmaktadır; “Kıyamet gününde insan dört şeyden sorguya çekilmedikçe Allah’ın huzurundan ayrılamaz. Ömrünü nerede geçirdiğinden, vücudunu nerede yıprattığından, malını nereden kazanıp nereye harcadığından, bildiği ile ne amel ettiğinden”(5)
Allah Teâlâ, insanları hesaba çektiğinde insanlar yaptıklarını inkâr edecek, ben yapmadım diyecek, işte o zaman da ağzına mühür vurulacak, diğer azalarını konuşturacak. Yasin suresinde “o gün ağızlarına mühür vururuz, yaptıklarını bize elleri anlatır, ayakları da şahitlik yapar” buyurmaktadır.(6)Fussılet suresinde de, gözlerinin kulaklarının, derilerinin şahitlik yapacağını, insanların kendi derilerine kızacağını ve onların da, “Her şey konuşturan Allah bizi konuşturuyor, sizi ilk yaratan O’dur.Şimdi de O’na dönüyorsunuz” diye cevap verdiğini bize anlatmaktadır.(7)
Sayın Dinleyiciler!
Kiramen Kâtibin meleklerinin yazdığı amel defterleri yapılan kamera kayıtları insanların ellerine verilecek. Kâfir ve münafıkların ellerine sol tarafından verileceğini, mü’minlerin ise ellerine sağ tarafından verileceğini Kur’an bize haber vermektedir.
Kuran’dan Amel defteri sağ tarafından verilen: Alın! Kitabımı okuyun, ben doğrusu hesabımla karşılaşacağımı biliyordum der”.(8)
Kitabı sol tarafından verilene gelince o, “Keşke! Bana kitabım verilmeseydi de hesabımın ne olduğunu bilmeseydim. Keşke onunla (dünyadaki ölümle) her iş bitseydi, malım bana hiç fayda sağlamadı, saltanatım benden yok olup gitti.”der.(9)
Kimin de kitabı arkasından verilirse,(Ey Ölüm! Neredesin diye bağıracak) derhal yok olmayı isteyecek, O alevli ateşe girecektir.”(10) “O gün kâfir keşke toprak olsaydım” der.(11) buyurulmaktadır. Çünkü cehenneme gireceğini anlamıştır.
Sevgili Kardeşlerim
Görüldüğü gibi hiç kimse sorumsuz ve başıboş değildir, herkes yaptıklarından hesaba çekilecektir. Çünkü ölüm yok olmak demek değildir. Kara kuru toprağa girip, çürüyüp yok olup gitmek demek değildir. Ölüm, ahiret hayatına geçiş kapısıdır. Ana karnından dünyaya doğum gibi, dünyadan da ahirete doğumdur.
Ameli iyi olmayan insanlar dünyaya geri dönmek isteyecekler ama buna imkan bulamayacaklardır. Kur’an daki “Keşke dünyaya geri dönüş olsa da müminlerden olsak”(12) derler, ayeti bunu açıkça ifade etmektedir.
Başka bir ayette Allah-Teala “cennettekiler, mücrimlere sizi şu yakıcı ateşe sokan nedir, diye sorarlar, onlar da şöyle cevap verirler; “Biz namaz kılanlardan değildik, yoksulu doyurmazdık, batıla dalanlarla birlikte dalıyorduk, ceza gününü de yalan sayıyorduk, nihayet bize ölüm gelip çattı.”derler buyrulmaktadır.(13)
Muhterem Kardeşlerim!
Bütün ayet ve hadislerden anlaşılacağı gibi ahiret gününe iman, insanın dünya ve ahiretini düzenleyen bir imandır. Ahiret gününe iman eden bir insan başıboş ve sorumsuz olmadığını, sorumlu bir varlık olduğunu, vazifeleri bulunduğunu bilir ve hayatını ona göre tanzim eder. Böylce hem kendisi, hem cemiyet dünyada huzur içinde yaşar, ayrıca kendisi için ahrette cennet ve nimet verilir.
Ahrete imanın insan hayatında büyük etkisi ve faydası vardır. Ahirete iman, insanı kötülükten sakındırır. İyi ahlak sahibi yapar, toplum huzurlu olur. Ahirete inanan dünyaya taparcasına dünyaya bağlanmaz, ebedi yaşayacağı ahiret için hazırlık yapar. İnsanların hakkını yemez.
Ahirete iman, insanı teselli eder, üzüntüsünü alır, tevekkülü öğretir, bela ve musibetler karşısında sabra götürür.Ahirete inanan,haram yoldan değil,helal yoldan kazanır,haram yola değil,helal yola harcar.Kötülüğe engel olsun diye herkesin başına bir polis dikilemez,ama Allaha,ahiret gününe ve o gün hesaba çekileceğine iman,polisten daha etkilidir.Böylece dünyada huzur ahrette mutluluk gelir.
Cenab-ı Haktan Ahirete tam bir iman ile iman eden ve bu imanın gereğini yerine getiren böylece de hem bu dünyada hem de ahirette mutluluğa eren kullarından eylemesini niyaz ediyorum.
29.04.2010
1.Zümer 39/68
2.Maide 5/119 Galip KOÇER
3.Yasin 36/77-79 Kocasinan Müftüsü
4.Mülk 67/2
5.Et-Tergip ve’t Terhib 1/125
6.Yasin 36/65
7.Fussılet 41/21
8.Hakka 69/19-20
9.Hakka 69/25-29
10.İnşikak 84/10-12
11.Nebe 78/40
12.Şuara 26/102
13.Müddesir 74/40-44