PEYGAMBER SEVGİSİ
Sevgili Okuyucularım
Peygamber sevgisi, Allah sevgisinden sonra gelen en büyük sevgidir. Öyle olmalıdır. Çünkü Allah’ı seven peygamberini de sever. Allah Teala Kur’an da “Ey Habibim! Deki;-Eğer siz Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah’da sizi sevsin, günahlarınızı bağışlasın”.( 1)
Peygamberimiz Allah’ı sıfatlarıyla bize öğretmiştir. Yoksa biz 99 sıfatıyla Allah’ı bilemezdik. Yaratan, yaşatan, yediren,içiren,rızık veren,öldüren,dirilten,diriltince hesaba çeken,cennet ve cehenneme sokan tek Allah olduğunu peygamber sayesinde öğrendik,onun için,yani bize Allah’ı öğrettiği için seviyoruz.Bize iman esaslarını öğreten odur Ahrete imanı, cenneti cehennemi akılla bilemezdik. Biz hangi ibadetleri yaparsak Allah bizden razı olur,bunları öğreten odur. Biz aklımızla namazı,orucu,zekatı,haccı,kurbanı,sadakayı bulamazdık.
Bize haramı, helali öğreten O dur. Allah’ın emir ve yasaklarını öğreten O dur. Bize güzel ahlakı öğreten ve örnek olarak yaşantısıyla gösteren O dur. Onun için onu çok seviyoruz.
O ümmetini çok seviyordu. Doğarken ümmetî diyordu, son nefesinde ümmetî diyordu. Ümmetinin günahları onu üzüyor, “Size ne oluyor ki ben sizi cehennem ateşine düşmeyin diye eteğinizden çekerken, siz kelebekler gibi ateşe düşmeye çalışıyorsunuz”( )diyordu.Hatta müşriklerin imana gelmemelerinden o kadar üzülüyordu ki;Allah Teala bu kadar üzülmemesi için Kuran’da ikazda bulunarak; “Bu kitaba inanmazlarsa (ve bu yüzden helak olurlarsa) arkalarından neredeyse kendini helak edeceksin”(kehf-18/6) buyurdu.Çünkü o rahmet peygamberi onların cehenneme gitmelerini istemiyordu.
O’nu çok seviyoruz çünkü O,cahiliye devrinin bütün kötülüklerini ortadan kaldırdı. Kan davasını, adam öldürmeyi, onun bunun haksız yere canına malına kastetmeyi, kız çocuklarını diri, diri toprağa gömmeyi ortadan kaldırdı. Allah Teâlâ Kuran’da “Onlardan birine kızın oldu diye müjdelendiğinde, öfkesinden yüzü kapkara kesilir, kendine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir.Onu aşağılık duygusu içinde kalarak yanında tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün ikilemi içinde kalırdı. Bakın ki onların bu hükümleri ne kötü bir hükümdür.” (Nahl 16/58-59) buyurarak, bu haldeki toplumu Peygamberimiz eğitmiş “Cennet anaların ayakları altındadır” buyurarak aşağılanan, hor görülen kadınları en yüksek seviyeye çıkarmıştır.
Muhterem Kardeşlerim
Hz. Muhammed (SAV) insanları da, ümmetini de seviyordu. Ümmeti de onu seviyor. Ümmetinin de onu sevdiğine dair belki yüzlerce misal anlatmak mümkündür. Şair bir seher vaktinde namazını kılmış dua ederken bir rüzgar esmiş kıbleye doğru, işte bu rüzgarla Peygamber Efendimize selam göndermiş, söyle söylemiş; “Ey bâd-ı Saba uğrarsa yolun semt-i Haremeyn’e, Tazimimi arz eyle Resülüs-sekaleyne.” “Ey sabah rüzgarı eğer yolun Peygamberimize ve Mescid-i Harama uğrarsa insanların ve cinlerin peygamberi olan O peygambere hürmetimi,saygımı arzet”.
Yaman dede Kayseri’nin Talas’tan bir Ermeni ailesinin çocuğu, ama onun peygamber sevgisi öyle büyük ki, “Gönül Hûn oldu şevkinden boyandım Ya Resulullah,Bilmem bu hicrana nasıl dayandım Ya Resulallah” kasidesi ona ait.
“Arayı arayı bulsam izini,İzinin tozuna sürsem yüzümü,Hak nasip eylese görsem yüzünü,Ya Muhammed canım arzular seni”, “Canım kurban olsun senin yoluna,Adı güzel kendi güzel Muhammed,Gel şefaat eyle kemter kuluna,Adı güzel kendi güzel Muhammed” diyen Yunus’u, “Sakın terki edepten ,kuy-ı mahbub-ı hüdadır bu, nazargah-ı ilahidir,Makam-ı Mustafa’dır bu” diyen Nabiyi, “Dünya neye sahipse,onun vergisidir hep,Medyun ona cemiyet,medyun ona fert, Medyundur o masuma bütün bir beşeriyyet..Ya Rab! Bizi mahşerde bu ikrar ile haşret. Diyen Merhmet Akif Ersoy’u bu sevgi seline birer örnek olarak zikredebiliriz..
Sevgili Kardeşlerim
Bu gün de O büyük peygamberin ümmeti Ona olan sevgisini göstermektedir.1400 yıl sonra Onun sevgisi katlanarak çoğalmakta ve devam etmektedir. Bu gün bütün dünyadan milyonlar Mekke ve Medine’dedir ve milyonlar ziyaret için sıra beklemektedir. Milyonlarca ümmetin tek bir düşüncesi var, Allah’a iyi bir kul olmak, Hz.Muhammed’e layık bir ümmet olabilmek. Kâbe’de veya Mescid-i Nebî’de Peygamberin huzurunda nice gözü yaşlı insanları görmek, onların samimiyetine şahit olmak mümkündür.
İşte sağında bir zenci,bir Afrikalı,
Belki Nijeryalı,belki Sudanlı,
Sol yanına oturmuş bir Asyalı,
Belki Hindistanlı, belki Pakistanlı.
Avrupa’dan, Amerika’dan bile gelen var.
Tavaf alanı ümmet-i Muhammed’e geliyor dar,
Ravza-i Mutahhara’da grup grup dua edenler.
Mescid-i Nebîden göz yaşı ile oteline gidenler..
Bütün dünyadan insan var, baksana
Dili, rengi, giyimleri farklı ama
Tek düşünceleri var;Allah sevgisi,
Peygamber aşkı,kardeşlik duygusu..
Kutlu doğum haftası vardı Nisanda.
Doldu Mü’minler camide, hatta stad da.
Geleceğimiz için, ahiret için dua ettiler.
Vakar ile sevgiyle evlerine, işlerine gittiler.
Ya Muhammed! Sen 1400 yaşındasın,
Allah’a şükür ki hala ümmetinin başındasın…
Evet, O hala ümmetinin başında ve ümmeti Onu çok seviyor. Ümidimiz, isteğimiz, Onun ahlakına uymayan huylarımızı da terk ederek Ona daha yakın olabilmektir. Onun yolunda olabilmemizi Allah’tan niyaz ediyor, hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum. Allah’a emanet olunuz sevgili dinleyicilerim…
29.04.2010
Galip KOÇER
Kocasinan Müftüsü